Kuşaklar Arası Farklılıklar & Girişimcilik – Güncel Kadın Makale

Paylaş0 Son zamanların popüler kavramlarından biri olarak karşımıza çıkan X, Y ve Z kuşaklarını ne kadar iyi tanıyoruz?

Paylaş

Son zamanların popüler kavramlarından biri olarak karşımıza çıkan X, Y ve Z kuşaklarını ne kadar iyi tanıyoruz?

Kuşakların farklı karakteristik özelliklere sahip olması doğal olarak hayatımızın her alanında çatışmalar yaşamamıza sebep olur. Kuşakları iyi analiz edip anlamak, bu çatışmaları minimuma indirmemizin en temel yolu. Hangi karakteristik özellikleri hangi kuşak taşıyor, birbirleri ile neden çatışıyor ve hangisi en fazla girişimcilik özellikleri taşıyor? Birlikte analiz edelim…

Kuşak kavramı ilk olarak ‘’Sessiz Kuşak ‘’ olarak adlandırılan 1925-1945 yılları arasındaki nesil ile ortaya çıkıyor. Savaş kuşağı da denilen bu kuşak ikinci dünya savaşını ve ekonomik buhranı yaşıyor. Ciddi yokluk çekmiş olan bu nesil çok çalışarak başarı güç ve sosyal konum elde etmek için büyük mücadele örneği gösteriyor. Uyumlu, kanaatkar, çalışkan ve tutkulu bu neslin en öne çıkan özelliği otoriteye olan saygısı. Her ne kadar çalışkan ve hırslı olmaları girişimcilik özelliklerini tetiklese de savaştan çıkmış olmaları ve yeniden yapılanma süreçlerinin daha çok devlet tekelinde gerçekleşmesi nedeniyle çok fazla girişimci çıkaramamış bir nesildir.

Hemen arkasından gelen 1946-1964 İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki “nüfus patlaması” yıllarında doğan 1 milyar bebeğe “Baby Boomers” deniyor. Bunlara “Sandviç Kuşağı” da denir çünkü aynı evde önce çocuklarına sonra yaşlanan ana-babalarına baktılar. Dünyanın insan hakları hareketlerini, radyonun altın çağını, Türkiye’nin ise ihtilali ve çok partili döneme geçiş sancılarını yaşadığı yıllar… Sadakat duyguları yüksekti, kanaatkarlardı; aynı yerde uzun süre çalıştılar. Teknolojiyi çok benimseyemediler. Kuralcı, çalışkan, başarı odaklı, sadık, uyumlu, kanaatkar, otoriteye saygılı ve en önemlisi  ‘’BEN’’ odaklı bir kuşak… Bu kalabalık bebek nüfusu büyüdükçe, ihtiyaçlarına göre çeşitli sektörler de her on yılda bir müthiş büyüme gösterdi. 1960’lı yıllar televizyon yılları; 70’ler fast food; 80’ler – bebekler evlenme çağına geldiği için – gayrimenkul yılları; 90’lar, artık sıra yaşam kalitesini yükseltmeye geldiği için, mikrodalga gibi elektronik ev aletleri ve ardından nihayet iletişim patlamasıyla internet ve cep telefonu yılları oldu. Kalabalık bir nüfus olduğu ihtiyaçların giderek arttığı ve zengin bir nesil olarak değerlendirebiliriz. Çok fazla yeni ürün piyasaya sunulduğu bir dönem olduğu için girişimcilik anlamında oldukça başarılı bir nesil diyebiliriz.

X nesli, 1965-1979 arası doğanlara denir. Dünya’nın petrol krizini, Türkiye’nin ise sağ sol çatışmalarını yaşadığı yıllar… Pek çoğu aile şirketlerini devralıp ikinci kuşak olarak devam ettiler. Bir kısmı kendileri girişimci olup küçük çapta işletme kurup KOBİ kavramını ortaya koydular. Çok risk alamayan bir nesil olmasına rağmen girişimcilik anlamında ellerinden geleni yaptılar. Bir önceki nesle göre daha eğitimliydiler ve Türkiye’de ihracat anlamında önemli girişimlerde bulundular. X nesli kurallara uyumlu, aidiyet duygusu güçlü, otoriteye saygılı, sadık, çalışkanlığa önem veren bir kuşak olarak tanımlanıyor. İş yaşamlarında çalışma saatlerine uyumlu olup iş motivasyonları oldukça yüksektir. Belirli çalışma süresinden sonra kademe atlayabileceklerine inanırlar ve sabırlıdırlar. Daha çok yaşamak için çalışırlar çünkü bu nesil için iş ve hayat dengesi çok önemlidir. Problem çözmede farklı çözüm yollarını iyi analiz edip, başkalarıyla da tartışarak çok yönlü bir yaklaşım sergilerler. Kendi kendilerine öğrenme becerileri yüksektir çünkü öz yönetimleri oldukça yüksektir. Bu da onları araştırmacı bireyler haline getirir, nitekim hızla değişen çağa ayak uydurmak için bu elzemdir. Değişen çağ demişken; bu nesil bir takım icatlara, buluşlara şahitlik etmiştir. Dünyaya gözlerini merdaneli çamaşır makinesi, transistörlü radyo, kasetçalar ve pikapla açan X nesli sakinleri pek çok dönüşüm yaşamıştır. Özellikle, teknoloji açısından düşünüldüğünde, bilgisayar sistemlerinin dönüşümü ve buna bağlı değişen iş yapış şekillerine adapte olmaya çalışmışlardır. Kendilerini adapte edip işlerini de bu her gün değişen teknolojik altyapıya uydurmasını da bilmişlerdir. Bir önceki kuşağın beklentilerine göre çok daha talepkar olan bu kuşak adaptasyon yetileriyle girişimcilik kavramının da gelişmesine katkı sağlamışlardır.

Günümüzde Y kuşağı henüz yeni yeni iş hayatında kendini göstermeye başlamış durumda. Z kuşağı henüz iş hayatında olmasa da çok belirgin karakteristik özelliklere sahip oldukları için çalışma hayatında pek çok temel taşı yerinden oynatacakları birçok mesleği tarihin derinliklerine gömüp çokça yeni meslekler ortaya çıkaracakları aşikâr.  Bu iki nesil hem dünyanın hem de Türkiye’nin kaderini değiştirecek. Bu nedenle bir sonraki yazımda geleceğe yön verecek bu iki kuşağı sizlerle birlikte daha detaylı inceliyor olacağız.

http://www.guncelkadin.com.tr/gulcin_guloglu_kusaklar_arasi_farkliliklar_ve_girisimcilik-l-1-sayfa_id-676-y-678-id2-12252

Pin It