Başarının Sırrı Baba Kız Uyumu – Hürriyet Ege Röportaj

Paylaş0   Bu öykünün iki kahramanı var. Baba Seracettin Güloğlu ve kızı Gülçin Güloğlu… 16 yaşında çırak olarak

Paylaş

hürriyet ege

 

Bu öykünün iki kahramanı var. Baba Seracettin Güloğlu ve kızı Gülçin Güloğlu… 16 yaşında çırak olarak iş başlayan baba, teneke bükerken de bir gün kendi fabrikasını kurmayı hayal eder. Ve o hayali düğün takılarının sermaye yaparak gerçeğe dönüştürür. Teneke baca armatürü ve soba malzemesi yapar. Zamanla geleceğin plastikte olduğunu görür ve bu alana yatırım yapar. Bugün hem inşaat yan sanayi sektörüne yönelik ürünlerle, hem de plastik kasa üretimiyle adından söz ettirecek bir şirketi var. Kızı ise yerel olan Güloğlu Plastik’i ulusal boyuta taşıyan isim. Sektörde öncülüğüyle tanınan firmayı Filistin, Romanya, Yunanistan ve Bulgaristan’a ihracat yapan konuma getirdi. Şimdi ise gündemde termal tesis ve üretimin tek çatı altında toplanması var. Bu başarının formülü ise baba-kız arasındaki o muhteşem uyum.

Arkadaşları filme, o helva satmaya
Güloğlu Plastik’in bir numaralı kahramanı ve genel müdürü Seracettin Güloğlu… Bayındır’dan İzmir’e gelen ve tenekeci çırağı olarak çalışma hayatına adım atan Güloğlu, daha sonra ise presçi olur. 18 yaşında kısım şefi olan Güloğlu, öykünün devamını şöyle anlattı:
“Fabrika çıkışı da ek iş yaptım. Tatil günümde fıstıklı helva sattım. Bütün arkadaşlarım pazar günü gittikleri sinema filmini anlatırken, ben kazandığım parayla gurur duyuyordum. O yıllarda kendi işimiin hayalini kurdum. Asker dönüşü bu hayalimin ilk adımını attım. Sermaye olarak da düğündeki takıları kullandık. 1974’te şirket kurdum. Süreç içinde teneke, baca armatörü ve soba malzemesi imal ettik. Biz hep bir işin biteceğini hissedip yeni yatırımlar yaptık. 1989’da banyo ve WC panjur pencere sistemlerini parçalı kasa olarak imalatına girdik. 1996’da tamamen plastik sektörüne geçtik. PAN-PEN markası ile Türkiye’de ilke kez hazır panjur ve pencere imalatına geçtik. 2005’te ise Tire OSB’de plastik kasa üretimine başladık.”

 

İstenen arsa mastırı unutturdu
İkinci kahraman ise Gülçin Güloğlu… O da babası gibi mücadeleciliğiyle dikkat çekiyor. Psikoloji ve felsefe eğitimi gibi bir düşüncesi olan Gülçin Güloğlu, babasının isteği üzerine aile şirketinde yola devam etme kararı alır. Tercihlerini değiştiren Gülçin Güloğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde iktisat okumaya başlar başlamaz da iş hayatına adım atar. Güloğlu, “İlk işim sekreterlikti. Sorumluklarımın için de kargo giderleri gibi küçük kalemlerin yer aldığı küçük kasa bendeydi. Bugünse finansa bakıyorum. Büyük kasayı yönetiyorum. Şirketi daha yukarılara taşımak adına çalışıyorum” diyor.
Hem okuyup, hem çalışan Gülçin Güloğlu, yaz tatillerinde de fedakarlık etmiş. Üniversiteyi bitirdiğinde ise hedefinde İngiltere’de mastır varmış. Bu isteği, baba Seracettin Güloğlu pek olumlu karşılamasa da, olmuş. Gülçin Güloğlu, o süreci şöyle özetledi:
“Babam pek gitmemi istemiyordu. Gittikten sonra da her gün bana uzun uzun e-mailler gönderiyordu. İngiltere’ye gelmeden önce yeni yatırımlar için Tire’den bir yer almak istiyorduk. En son o yeri aldığının e-mailini attı. Benim amacım 2 yıl İngiltere’de kalmaktı ama o maili alır almaz İngiltere’den ilk uçağa atlayıp İzmir’e döndüm. 5,5 ay orada kaldım. Tire’de ev açtım ve 2 yıl boyunca Tire’deki yatırımı A’dan Z’ye takip ettim. Babam hiç engellemedi. Bizde işin iyi olması ve şirketin çıkarı ön planda tutuluyor. Kim fikrini iyi savunuyorsa, o bir adım öne geçiyor. Tabii babam zaman zaman hata yapmama da müsaade etti. Ama yapılan hatayı da kendim düzeltmemi istedi. Güzel bir diyalogumuz var.”

YANLIŞ YAPSIN

Bugün Güloğlu Plastik’in elde ettiği başarının anahtarı, baba-kız arasındaki büyük uyum. ‘Sağlam ve kararlı adımlarla büyüyoruz” diyen Seracettin Güloğlu, “Benim tecrübem, onun da bilgisiyle yol alıyoruz. Aslında babasıyla anlaşamayan çok iş insanı var. Bu iş babada bitiyor. Sorumluluk vermiyor ve hep bir korku ile hata yapacağı düşüncesiyle yol alıyorlar. Bizde öyle olmadı. Kızımın yanlış yapmasına müsaade ettim. Ona bu fırsatı vermeseydim, hiçbir zaman öğrenemeyecekti. Sonuçta bu işi o devam ettirecek. Bugün hata yapmasına imkan vermezsen yarın daha büyük sıkıntılara neden olabilir. Sorumluluk vermeden olmaz” diyor.

ISPANAK KASAYA GİRDİ ÜRETİCİ GÜLDÜ

2009, Güloğlu Plastik için ivme yılı olmuş. Gülçin Güloğlu, “O yıl İZKA desteğiyle büyük bir yatırıma girdik. 2009’a kadar yerel bir markaydık. Bu yatırımla ulusal marka olduk. Bugün bizim ürettiğimiz ekmek ve yoğurt kasaları piyasada çok tutuluyor. Çiçek kasasını ilk kez bir yaptık. Ar-Ge’ye çok önem veriyoruz. Firma bazlı çalışıyoruz. Onlara çözüm odaklı iş yapıyoruz. Eskiden ıspanak çuvaldaydı. Biz onu kasaya soktuk. Böylece üreticinin ürünü değer kazandı. Biz ağırlıklı gıda sektörüyle çalışıyoruz. 450 aktif müşterimiz var. Buna yenileri eklenecek. Firma ürününü ambalajsız sevk edemiyor. Sen ne kadar iyi ürün yaparsan yap, ambalaja ihtiyacı var. Ambalaj sektörünün önü açık. Hala ambalaja girmeyen çok şey var” diyor.

TURİZMDE DE OLABİLİRİZ

Gülçin Güloğlu önümüzdeki sürece ilişkin planlarıyla ilgili de bilgi veriyor. İki proje var. Bunlardan biri termal tesis. Diğeri ise bütün üretimi tek çatı altında toplamak. Gülçin Güloğlu, şöyle devam etti: “Biz Bayındırlıyız. Orada bir arsa aldık. Ve termal su kaynağı bulunuyor. Amacımız burada bir termal tesis kurmak. Pek bilmediğimiz bir sektör ama bunu yapmak istiyoruz. Bir diğer projemiz ise üretimi tek noktada toplamak. Şu anda Buca Şirinyer’de inşaat yan sanayi için üretim yapıyoruz. Tire OSB’de ise plastik kasa üretimi var. Amacımız, bütün üretimi Tire’de tek çatı altında toplamak. Şu an babamı ikna etmeye çalışıyorum.”

EN ÇEVRECİ ÜRÜN PLASTİK

Plastik sektörüne yönelik haksız eleştirilerin olduğuna da değinen Gülçin Güloğlu, şöyle diyor: “Bugün en çevreci ürün plastik. Nedeni de geri dönüşümü en fazla plastikte yapılıyor. Herkes yollarda gördüğü pet şişe ve torbaları dikkate alıyor. Ama artık onları da toplayıp geçimini sağlayan bir kitle var. Muadillerine kıyasla plastik en çevreci ürün. Avrupa ülkelerinde geri dönüşüm nedeniyle plastikle ilgili olumlu bir algı var. Ben kadınım, yiyemeyeceğim ve kullanamayacağım hiçbir şeyi üretmem. Sonuçta ben de sağlığına dikkat eden biriyim. Plastiği bu kadar suçlamamak gerekiyor. Bilinci artırmak için de her pazartesi portföyümüzdeki herkese plastiğin geri dönüşümü hakkında bilgilerin yer aldığı e-mail gidiyor.”

 

http://www.hurriyet.com.tr/basarinin-sirri-baba-kiz-uyumu-25653585

Pin It